Her çektiğim bebek benim için özeldir :) çünkü her dünyaya geliş bir mucizedir... Ama bazı bebekler bana bazı ilkler yaşatır... İlk doğum çekimim Mehmet bebek, ilk normal doğum çekimim Hamit bebek gibi... Çınar sayesinde doğduğu hastanenin ameliyathanesine giren ilk doğum fotoğrafçısı oldum... Yani benim ilkler listemde de yer alan bir bebek oldu kendisi aynı zamanda...
Pekiii, anne ve babasıyla nasıl tanıştım Çınarın? Bizi Ela Duru'nun teyzesi Seval tanıştırdı...Ela Duru'nun fotoğraflarını çok beğenmişler, tuttukları gibi kolundan getirdi onları benim ofisime. Dediler biz Çınar'ın doğumunu normal bekliyoruz, nasıl olacak, yetişebilir misin çekime? Hatta dedim o gün benim içime doğan 17 Ağustos Çınar'ın doğumu için, hep bir ağızdan itiraz etti Sinem-Ahmet ve Seval "7 Ağustos cıvarı olacak"... Güzel bir sohbet ve muhabbetten sonra seçtiler albümlerini, sonra vedalaştık.Ha bugün ha yarın derken 14 Ağustos Cumartesi Sinem rutin kontrole gitti, doktor önce normal doğum emareleri gördü ama hastaneye yatırmadı. Sinem'e demiş eğer arada gelmezse, pazartesi günü suni sancıyla doğumu başlatacağız... Seval sabah erkenden gidecekti hastaneye, beni de bir şey dürttü, ben de geleyim senle dedim. Alırım seni 8:30'da dedi, ben dedim yok 8:00'de al... İçimden de bir ses diyor bu doğum geceyi bulur ama bi şey de dürtüyooo git sabahtan git diyor...
Seval beni saat 8:20'de aldı hastaneye vardığımızda saat 9:30'du... Seval arabada bir şeyini unuttuğu için ben koridorda beklerken bir baktım Sinem ve Ahmet geliyor... Öğrendim ki Çınar'ın sezaryenle alınmasına karar vermiş doktor... İçimden kocaman ama yarım bir oh çektim, ne iyi ettim de erken geldim diye düşündüm ama doğumun çekilmesinde bir engel daha vardı, bu hastanede daha önce hiç doğum fotoğrafçısı ameliyathaneye alınmamıştı... Sinem'in doktoru ilgili kişilerle konuşup izni de alınca yarım kalan oh da çekildi tabii...Hazırlıklar sonrası yukarı ameliyathaneye çıkarken Sinem çok heyecanlıydı, elini tuttum, birbirimize bakıp gülümsedik, ameliyathanenin kapısında o bana el salladı, ben de hazırlanmak için soyunma odasına alındım. Ameliyathanesine ilk kez fotoğrafçı alan bir hastane olarak bence çok yardımcı personele sahipti demeden de geçmek istemiyorum. Çınar her sezaryende olduğu gibi 2-3 dakika gibi bir sürede annesinin karnından çıktı, ilk muayenesi yapıldıktan sonra aşağı bebek odasına indirildi ve tabii ben de hemen onun peşinden gittim. Asansörden indiğimizde herkes odanın kapısının önündeydi, tabi ameliyathane kıyafetleri içinde olduğum için beni tanımadılar, seslendim onlara "Çınar geldi, hadi..." Heyecanla herkes bize doğru koştu.
Sinem'in babası Zeynel amca diğer herkes bebeğe bakarken bana Sinem'i soruyordu. En çok da o neden gelmedi diye merak ediyordu. Bir yandan aile ile ilk buluşma anlarını çekmeye çalışırken, bir yandan Zeynel amcaya Sinem'in iyi olduğunu, bunun normal olduğunu ve Sinem'in bebekten yaklaşık 1 saat sonra ineceğini anlattığımı hatırlıyorum. Sonra bebek odasına da alındım ki :) bu da beklemediğim ama olduğuna çok sevindiğim bir gelişmeydi... Bebek odasından çıktığımda Zeynel amca beni yine yakaladı ve yukarı çıkıp Sinem'e bir bakıp gelemez miyim diye sordu. Ama oraya beni almayacaklarını söylediğimde biraz da hayıflandı. Sonra Sinem geldi, Çınar'ı getirdiler ve işte o sevdiğim mutlu aile pozları... Tabii yine unutmayacağım bir an, Çınar annesini emmek için biraz nazlandığında, Zeynel amcanın "Em uleyn kerata" demesi...
Hemen bir koşu Seval ile Selamiçeşme'ye dönüp Çınar'ın kapı posterini hazırladık ve geri döndük. Biraz kaldıktan ve Sinem ile bebeğin birkaç pozunu aldıktan sonra, tam kapıyı açıyordum ki, "Bu felaket bi şey" diye bir söz duydum. Kafamı kaldırdığımda Zeynel amca Çınar'ın fotoğrafına bakıyor ve yorum yapıyordu :) Göz göze geldik, "yani feci bi şey" dedi. Gözlerindeki beğeniyi okuduğum için ne demek istediğini gayet iyi anlamıştım, ekledi "inanılmaz güzel"...Bilgehan Çınar bahtın ve yolun hep açık olsun, allah seni ve aileni nazarlardan saklasın...
































