28 Ağustos 2010 Cumartesi

Doğum Hikayeleri - Ela'nın annesinin blogu


O kadar çok yazacak hikaye birikti ki... Her doğumun hikayesini yazmak istiyorum, hatta bu konuda bana sitem eden annelerim var, etmeyin lütfen, hepsini yazacağım hepsini :) ama hatırlayın siz de doğumunuzu çektiğim zamanları, nasıl sabırsızlıkla doğum fotoğraflarınızı görmek istemiştiniz. Yapılacak çekimler ve hazırlanacak albümler arasındaki kaçak zamanlarımda hemen bloguma girip bir iki satır karalıyorum...
Bugün sıra 1 Mart 2010'da dünyaya gelen Renan'ın minik prensesi Ela'da... Renan'la Ela'nın doğumuna 4-5 gün kala tanıştım. Hatta yüzyüze karşılaşmamız Ela'nın doğumuna iki gün kala oldu. Renan anlaşmalı bir doğum fotoğrafçısı olan bir hastanede doğum yapacaktı. Ve doğum fotoğrafları konusunu belki de bu sebeple son dakikaya bırakmıştı. Hamit ve Alperen ile birlikte o zaman Kadıköy Bahariye'de olan ofisime gelmişlerdi. Hatta maşallah'ı da ekleyeyim :) o kadar fit bir gebeydi ki, yolda görsem iki gün sonra doğum yapacak demezdim. Yanlış hatırlamıyorsam da hastanenin anlaşmalı fotoğrafçısı ile görüştükten sonra birşeyler içine sinmemişti ve internetten araştırıp Doktor Nevra'nın sitesinde ismimi görüp beni aramıştı. 
1 Mart sabahı hastanede buluştuk. Renan çok stresliydi, hatta ara ara gözyaşlarını tutamıyordu ki doğum öncesi normal bir durumdur bu aslında... Ben de onu elimden geldiğince cesaretlendirmeye çalışıyordum ve ortamı neşelendirmeye... Sonra birlikte ameliyathaneye indik. Saat 09:11'de Ela dünyaya merhaba dedi. O sevinci hep birlikte paylaştık. Ela doğduktan sonra tüm stres ve korku yerini mutluluğa terkedip hızla uzaklaşıp gitmişti. Renan siteme yazdığı yorumunda "Bizim için bir fotoğrafçı değil, ”Aile Dostusun”. Keşke düğünümüzde de yanımızda olabilseydin…" demiş... Bundan sonra da hep birlikte olacağız inşallah...
Sonra Renan'a nazar değdi belki, ya da bunların yaşanması gerekiyordu, önce apandist sonra safra kesesi ameliyatı oldu. Hem de Ela daha 3 aylık bile olmadan... 29 Nisan'da Ela'yı Kadıköy Şifa'ya rutin kontrole getirmişti, o zaman buluştuk. Ameliyatlardan sonra toparlamıştı. Hatta iki geveze Boğa kızı olarak o kadar kısa zamanda o kadar şey konuştuk ki...
Bazı seneler bazı insanlarda şansızlıklar birbirini kovalar. Sonra çok sevdiği babaannesini kaybetti. Bunlara çok üzüldü biliyorum, ama Ela onun pes etmemesini sağladı. Hatta bir konuşmamızda, onu biraz da güldürmek için "ama sen koca bi mutluluk peşinatı aldın sene başında - kızın Ela" demiştim. Şimdi Ela neredeyse 6 aylık oldu, Renan da artık deneyimlerini kendi blogunda yazmaya başladı. İlgilenenler için adresi http://firststepsofela.blogspot.com/ Hikayeleri hamilelikten başlıyor... Bu arada hikayelerde fotoğraflarımı gördüm, ayrıca çok mutlu oldu... En son hikayede Eminönünden nasıl bebek şekerlerini aldıklarını anlatmış ve iyi ki çekmişim o şekerlerin fotoğraflarını :) meğerse ne güzel bir hikayesi varmış o şekerlerin...
Belki bir sene bile olmadan bunca şeyi yaşamak zordu ama onun hayata sıkıca tutmasını sağlayacak Ela'sı vardı. http://firststepsofela.blogspot.com/2010/08/anne-olmak.html yazısında çok güzel ifade etmiş "insanın kendisinin bile önüne geçen bu küçük mucizeler, hayatı yeniden öğretiyorlar"
Renan'ın blogunu çok sevdim, yazı dili de çok akıcı, okurken çok keyif alacaksınız eminim...
Bu küçük mucizeler insanın hayatını nasıl değiştiriyor gün be gün izleyeceksiniz...
Renan ve Ela sevdiklerinizle birlikte mutlu bir ömür diliyorum size... Yolunuz ve bahtınız açık olsun... Allah sizi nazarlardan saklasın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder