Birkaç gündür haber bekliyordum... Pazar gecesi bir SMS geldi, "yarın sabah saat 9:00'da hastanedeyiz seni de bekliyoruz". SMS gelir gelmez aradım tabii, sezaryen bir doğum mu olacak diye... Alp 40 haftasını doldurmuş hatta üzerine 5 gün de geçirmiş olduğu için doktoru suni sancı ile doğumu başlatmak için annesini hastaneye yatırmaya karar verdi haftasonunda... Hatice Pazartesi günü hastaneye yatacaktı. İnşallah suni sancı hemen doğum sancılarını başlatacak ve doğum gerçekleşecekti çünkü bazı belirtiler de vardı.
Sabah 9:00'da hepimiz hastanedeydik. Doktor geldi, sabretmemiz gerekiyordu. Aslında bunca doğum gördüğüm için ben de bunu tahmin etmiş, Hatice'ye de birlikte uzun bir gün geçirebileceğimizden de telefonda bahsetmiştim. Bir de farklı bir şey öğrendim doktordan o gün, hamilelik ve doğum ile ilgili bilim dalının latince karşılığı "obstetrik" aynı zamanda sabır anlamına geliyordu. Hayata başlamak ve başlatmak sabır gerektiriyordu.
Akşam 19:00'a kadar bekledik ama sancılar artmadı hatta bir ara tamamen durdu. Bunun üzerine doktor sezaryene karar verdi. 19:54'te Alp Bebek dünyaya gözlerini açtı. Aslında o da sabırsız bekliyormuş herhalde, her ne kadar bize belli etmese de :) kafası çıkar çıkmaz bir çığlık attı, neredeyse doğmadan ağlamaya başladı... 4030 gram olduğu için herhalde annesini normal doğumda çok zorlamak istememiş. İnatçı bir Koç burcu bebeği olarak da gelmemiş dedik...
Ertesi gün kapı posterini götürmek için vapura bindim. Kadıköy - Beşiktaş vapurlarına sık binenler bilir, bir tane kemancı adam var, arasıra kemanını çıkarır ve vapurda çalar. Kemanının akoru falan gerçekten kötüdür ama. Geldi karşıma oturdu kemanını çıkardı usulca, sonra ayağa kalkıp dolaşarak çalmaya başladı. Derken bir kadın bağırdı, "Beyefendi kimden izin aldınız, ben de tiyatro sanatçısıyım çıkıp oynuyor muyum? Hastası var, kafasını dinlemek isteyen var" diye. Kemancı kaçarcasına geldi, kemanını çantaya tam koymuştu ki, tam çaprazdan bir kadın "Çıkın oynayın efendim" diye karşılık verdi... Kemancıya seslendi, "gelin burada çalın sizi dinlemek istiyoruz..." Bir an düşündüm hayata gelirken ve getirirken bu kadar sabır gerekiyor, ama yaşarken çok sabırsısız ve hoşgörümüz yok. Neden? Belki bu sorunun cevabı yok...
Alp Bebek'e sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum... Bahtın açık olsun...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder